
İngilizce öğren - 11000 kelime
tarafından FunEasyLearn
4,7
- Güvenlik
- 100% Safe
- Kategori
- Eğitim
- Puanlar
- 4,7
- Fiyat
- Free
- İndir
- 10.00M
Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.
Ekran Görüntüleri








Analiz eden: Getfullapps
İngilizce öğrenmeye yeni başlarken en büyük sorun çoğu zaman kaynak bulmak değil, düzenli bir çalışma akışı kurmaktır. İngilizce öğren - 11000 kelime bu noktada, FunEasyLearn tarafından hazırlanan eğitim kategorisindeki pratik bir kelime ve cümle uygulaması olarak karşıma çıkıyor. Benim deneyimimde uygulamanın asıl gücü, İngilizceyi uzun derslere bölmek yerine günlük boşluklara sığabilecek küçük çalışma parçaları sunması. Telefonu elime aldığımda ne çalışacağımı düşünmek zorunda kalmıyorum; konu seçip birkaç kelimeyle başlayabiliyorum.
Uygulama ücretsiz indirilebiliyor ve PEGI 3 yaş derecelendirmesine sahip. Mağazadaki genel görünümü de oldukça güçlü: 4,7 ortalama puan, yaklaşık 249 bin değerlendirme ve 10 milyonun üzerinde kurulum, geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştığını gösteriyor. Yine de bu rakamlar tek başına iyi bir dil öğrenme deneyimi garantilemez. Benim için önemli olan, uygulamanın gerçek hayatta nasıl kullanıldığı, kelime çalışmasını cümle kurmaya ne kadar taşıdığı ve düzenli kullanım kesildiğinde ne kadar işe yarar kaldığı.
İlk adım: ne öğrenmek istediğimi netleştirmek
Uygulamayı açarken kendime “İngilizceyi neden öğreniyorum?” sorusunu sormak faydalı oldu. Seyahat için birkaç temel ifade öğrenmek isteyen biriyle, iş toplantılarında daha rahat konuşmak isteyen kişinin aynı çalışma düzenine ihtiyacı yok. Bu uygulama, özellikle kelime dağarcığını sistemli biçimde genişletmek isteyenlere hitap ediyor. Mağaza açıklamasında 320’den fazla konuya ayrılmış 11.000 kelime ve cümleden söz ediliyor. Bu kapsam, tek bir alana sıkışmak yerine günlük yaşamdan iş ve eğitim ortamlarına kadar farklı ihtiyaçlara yönelmeyi mümkün kılıyor.
Ben uygulamaya başlarken bütün içeriği bitirmeyi hedeflemedim. Bu, kısa sürede yorulmaya çok açık bir yaklaşım olurdu. Bunun yerine önce günlük hayatımda karşıma çıkabilecek başlıklara yöneldim. Ev, ulaşım, alışveriş veya seyahat gibi alanlardan başlamak, öğrendiğim kelimeleri zihnimde daha kolay bir yere oturttu. Uygulamanın geniş içeriği burada hem avantaj hem de küçük bir risk taşıyor: seçenek çok olduğu için plansız ilerlersem bir konudan diğerine atlayıp kalıcı bir rutin oluşturamayabilirim.
Bu nedenle ilk kullanımda en iyi yöntem bence “en çok kelimeyi bitirmek” değil, tek bir ihtiyaca bağlı küçük bir öğrenme yolu seçmek. Örneğin yurt dışı seyahatine hazırlanan biri, havaalanı, otel, yön sorma ve restoranla ilgili başlıkları aynı hafta içinde birbirine bağlayabilir. Böylece kelimeler birbirinden kopuk kartlar gibi kalmaz; gerçek bir senaryonun parçalarına dönüşür.
İçerik yoğunluğu nasıl yönetilmeli?
11.000 kelime ve cümlelik kapsam, ileri düzey bir kullanıcı için uzun süreli bir kaynak anlamına gelebilir; başlangıç seviyesindeki biri içinse ilk bakışta göz korkutabilir. Benim önerim, uygulamayı bir sözlük gibi baştan sona taramamak. Sözlük yaklaşımında kelimeyi görür, anlamını öğrenir ve geçersiniz. Burada daha verimli sonuç almak için bir konu seçip aynı konuya birkaç farklı oturumda dönmek gerekiyor.
Örneğin “alışveriş” başlığında önce temel kelimeleri tanımaya, sonraki oturumda cümleleri anlamaya, daha sonra da hatırlamadıklarımı tekrar etmeye odaklanmak daha mantıklı. Bu yöntem, uygulamanın sunduğu geniş içeriği yönetilebilir bir programa çeviriyor. Ayrıca öğrendiğim bir kelimeyi aynı gün gerçek bir cümlede kullanmaya çalıştığımda, yalnızca ekranda tanıdığım bir sözcük olmaktan çıkıp aktif kelime dağarcığıma yaklaşmaya başladı.
Sırada Keşfedilecek Makaleler

Benim Konuşan Angela'm: Kişisel Bakımdan Oyuncu Topluluğuna

8 Ball Pool’da Hata Anında Masa Ne Kadar Dayanıklı?

Google Meet, Mobil Görüşmeleri Android ve iOS’a Göre Şekillendiriyor

Google Play Store: Android’in Dağıtım Kapısını Kim Denetliyor?

iTunes’tan YouTube’a: Video Uygulamaları Oynatmanın Ötesine Nasıl Geçti?

Fortnite Mobil Aksiyonda Nişan Kadar Karar Vermeyi de Ödüllendiriyor
Buradaki önemli ayrım şu: uygulama bana İngilizce öğrenme malzemesi sağlıyor, fakat tek başına konuşma ortamının yerini tutmuyor. Kelime ve cümle bilgisi oluşturmak için güçlü bir başlangıç sunabilir; ancak öğrendiklerimi yüksek sesle söylemek, bir kişiyle yazışmak veya gerçek bir konuşmada kullanmak benim ayrıca kurmam gereken bir aşama. Bu yüzden onu tam kapsamlı bir kurs yerine, günlük tekrar ve kelime geliştirme aracı olarak konumlandırmak daha doğru.
Bir çalışma oturumunu baştan sona izlemek
Benim kullandığım akış basit ama belirli bir sıraya sahipti. Önce tek bir konu seçtim, ardından karşıma çıkan kelime ve cümleleri hızlıca gözden geçirdim. İlk turda her şeyi ezberlemeye çalışmadım. Tanımadığım kelimeleri zihnimde işaretleyip ikinci turda onlara döndüm. Bu yaklaşım, her ekranda durup uzun uzun düşünmekten daha akıcı hissettirdi ve kısa bir boşlukta çalışmayı kolaylaştırdı.
İkinci aşamada kelimeyi tek başına değil, cümle içindeki anlamıyla değerlendirmeye çalıştım. Bu, uygulamadaki içerikten daha fazla yararlanmanın en önemli yollarından biri. Tek bir kelimenin Türkçedeki karşılığını bilmek, onu doğru yerde kullanacağım anlamına gelmiyor. Cümle bağlamı, kelimenin nasıl bir yapı içinde yer aldığını görmeme yardımcı oldu. Özellikle günlük ifadelerde bu fark belirginleşiyor.
Üçüncü aşamada kendime küçük bir çıktı görevi verdim: öğrendiğim kelimelerden birkaçını kullanarak kendi cümlelerimi kurmak. Bu cümleleri telefona yazmak, sesli söylemek veya gün içinde zihnimden geçirmek mümkün. Uygulamanın verdiği içerik ile benim ürettiğim cümleler arasında bu bağlantıyı kurmadığımda, çalışma daha pasif kalıyor. Uygulamadan alınan bilgi, kişisel bir cümleye dönüştüğünde daha kullanışlı hale geliyor.
Son aşamada aynı konuyu hemen kapatmak yerine, gün içinde kısa bir tekrar yaptım. Burada amaç bütün kelimeleri yeniden okumak değil, ilk oturumda zorlandığım birkaç noktayı hatırlamaya çalışmaktı. Hatırlamaya çalışmak, cevabı tekrar görmekten daha yorucu olsa da benim için daha değerliydi. Çünkü gerçek hayatta kelimeyi ekranda görerek değil, zihnimden çağırarak kullanacağım.
Günlük hayattan bir kullanım senaryosu
Uygulamanın bende en iyi çalıştığı senaryolardan biri, işe veya okula gitmeden önceki kısa zaman aralığıydı. Uzun bir ders için yeterli vaktim olmadığında tek bir konu seçip birkaç kelime ve cümleyle başladım. Gün içinde bir mağazada, toplu taşımada veya çevrim içi bir içerikte aynı kelimelerden biriyle karşılaşınca, sabah gördüğüm bilgi daha anlamlı hale geldi.
Bir seyahat hazırlığında bu akış daha da somutlaşıyor. Önce havaalanında kullanılabilecek kelimeleri, sonra otel ve yön tarifleriyle ilgili ifadeleri çalışmak mümkün. Ardından kendi yolculuk planımı düşünerek “rezervasyonum var”, “bu adresi arıyorum” veya “yardım eder misiniz?” gibi cümleleri sesli söyleyebilirim. Böyle bir çalışma, yalnızca kelime tanımaktan daha iyi bir hazırlık sağlar; çünkü bilgi bir sonraki adıma bağlanır.
Ancak burada gerçekçi olmak gerekiyor. Bu uygulamayla birkaç oturum yaptıktan sonra akıcı konuşmayı beklemek doğru değil. Benim gözlemimde uygulama, konuşmaya başlamadan önce gerekli kelime tabanını oluşturuyor; konuşma hızını, anlık tepki vermeyi ve karşı tarafın farklı aksanlarını anlamayı ise tek başına geliştirmiyor. Bu nedenle seyahatten önce uygulamayı kullanırken, öğrendiğim cümleleri sesli tekrar etmeyi ve mümkünse kısa konuşma pratikleriyle desteklemeyi gerekli görüyorum.
Kelimeyi cümleye, cümleyi gerçek duruma taşımak
Uygulamanın geniş konu yapısından yararlanmanın bir başka yolu, birbirine yakın başlıkları art arda çalışmak. Örneğin yalnızca “yemek” kelimelerini öğrenmek yerine, restoran, sipariş, ödeme ve memnuniyet bildirme gibi bağlantılı alanları arka arkaya ele almak daha işlevsel. Böylece bir kelimeyi yalnız bırakmıyor, onu gerçek bir etkileşim zinciri içinde görüyorum.
Bu yöntemin küçük ama önemli bir avantajı var: Hangi kelimelerin gerçekten öncelikli olduğunu fark ediyorum. Her kelimeyi aynı düzeyde bilmek gerekmiyor. Bir seyahat senaryosunda temel fiiller, soru kalıpları ve yön ifadeleri; nadir kullanılan ayrıntılı isimlerden daha önce gelmeli. Uygulamanın kapsamı geniş olduğu için bu seçimi benim yapmam gerekiyor. Bu, kişiselleştirme açısından özgürlük sağlıyor ama tamamen otomatik bir öğretmen deneyimi bekleyen kullanıcıyı zorlayabilir.
Benzer şekilde, bir kelimeyi tanımakla onu hızlıca hatırlamak arasında fark var. Uygulamada doğru cevabı görünce “bunu biliyorum” hissine kapılmak kolay. Oysa ekranı kapatıp kelimeyi kendim hatırlamaya çalıştığımda bazı sözcüklerin henüz sağlamlaşmadığını fark ettim. Bu nedenle her oturumun sonunda uygulamadan uzaklaşıp birkaç kelimeyi Türkçeden İngilizceye, ardından İngilizceden Türkçeye düşünmek iyi bir kontrol yöntemi oldu.
Öğrenme akışındaki el değiştirmeler
Bu uygulamada öğrenme süreci yalnızca uygulama ile kullanıcı arasında gerçekleşmiyor. İçerik ekrandan bana geçiyor, ben onu kendi notlarıma veya günlük konuşmalarıma taşıyorum, ardından gerçek hayatta karşılaştığım kullanım biçimleri tekrar uygulamadaki konu bilgisiyle birleşiyor. Bu el değiştirmeler iyi kurulmazsa uygulama içinde ilerleme hissi oluşsa bile dışarıda kullanım zayıf kalabilir.
İlk el değiştirme, uygulamadaki kelimeden kişisel notuma geçiş. Her şeyi yazmak yerine yalnızca gerçekten kullanacağım kelimeleri seçmek daha mantıklı. Örneğin seyahat hazırlığında bir sayfaya ulaşım ve konaklama ifadelerini, başka bir sayfaya acil durum cümlelerini ayırabilirim. Böylece uygulamadaki geniş içerik, benim ihtiyacıma göre küçülür.
İkinci el değiştirme, kişisel nottan sesli kullanıma geçiş. Bir cümleyi yalnızca okumak yerine, onu farklı bir bağlamda söylemeye çalışıyorum. “I need help” gibi temel bir ifadeyi bilmek başlangıç için yeterli olabilir; fakat cümlenin içine yer, zaman veya nesne eklemeye çalışmak, öğrendiğim yapıyı daha esnek kullanmamı sağlıyor. Burada uygulamanın sunduğu cümleyi birebir kopyalamak yerine, onu bir kalıp olarak değerlendirmek daha yararlı.
Üçüncü el değiştirme, gerçek hayattan uygulamaya geri dönüş. Bir videoda, oyunda veya yazışmada tanıdığım bir kelimeyle karşılaştığımda, onu daha önce çalıştığım konuyla ilişkilendiriyorum. Bu geri dönüş, uygulamadaki kelimenin yapay bir liste gibi kalmasını önlüyor. Özellikle günlük yaşamda sık karşılaşılan konularda bu bağlantı daha hızlı kuruluyor.
Benim için en az verimli yöntem, uygulamayı yalnızca boş zaman doldurmak için rastgele açmaktı. Rastgele kullanım bazen eğlenceli olsa da hangi kelimelerin öğrenildiğini takip etmek zorlaşıyor. Daha iyi sonuç için her açılışta küçük bir niyet belirlemek gerekiyor: yeni konuya giriş, önceki konuyu tekrar veya birkaç cümleyi sesli üretme. Bu üç amaçtan biri seçildiğinde, kısa oturum bile daha anlamlı hale geliyor.
Ücretsiz kullanım ve satın alma sınırı
Uygulamanın fiyatı ücretsiz olarak görünüyor; bununla birlikte uygulama içi satın alımlar öğe başına 41,99 TL ile 10.999 TL arasında değişen seçenekler içeriyor. Bu durum, başlangıçta uygulamayı denemek isteyen biri için olumlu; çünkü doğrudan ödeme yapmadan çalışma tarzını görmek mümkün. Ben olsam önce ücretsiz bölümün günlük rutinime uyup uymadığını gözlemler, ancak gerçekten düzenli kullanıyorsam ücretli seçenekleri değerlendirirdim.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, satın almanın öğrenme disiplininin yerini tutmaması. Daha geniş içeriğe erişmek, eğer uygulama haftada bir kez açılıyorsa tek başına fayda sağlamaz. Önce hangi konulara ihtiyacım olduğunu belirlemek, sonra ücretli bir seçeneğin bu ihtiyacı gerçekten karşılayıp karşılamadığını düşünmek daha sağlıklı. Özellikle yalnızca birkaç seyahat ifadesi öğrenmek isteyen biri için kapsamlı bir satın alma gereksiz olabilir.
Ücretli ve ücretsiz deneyim arasındaki farkı değerlendirirken yalnızca içerik sayısına bakmamak gerekiyor. Benim için asıl ölçüt, seçtiğim konuların günlük kullanım alanımla örtüşmesi ve tekrar yapmaya devam edip etmediğim olurdu. Uygulama içi satın alma seçenekleri bulunan her eğitim aracında olduğu gibi burada da karar vermeden önce kısa süreli gerçek kullanım yapmak, mağaza ekranına bakmaktan daha açıklayıcı.
Sonuçta ne elde ediliyor?
Düzenli kullanıldığında bu uygulamadan beklediğim sonuç, İngilizceyi baştan sona öğretmesi değil; günlük kelime ve cümle bilgisine düzen kazandırması. Benim deneyimimde özellikle başlangıç ve orta seviyeye yaklaşan kullanıcılar için konu konu ilerlemek, dağınık biçimde kelime ezberlemekten daha verimli. Uygulama, “Bugün ne çalışacağım?” sorusunu azaltıyor ve İngilizceyle her gün kısa da olsa temas kurmayı kolaylaştırıyor.
Yeni başlayan biri, temel kelimeleri ve günlük cümleleri tanımaya başlamak için bundan yararlanabilir. Daha önce İngilizce öğrenmiş ama kelimeleri unutmuş biri de belirli konular üzerinden hızlı bir geri dönüş yapabilir. Seyahate hazırlanan, iş hayatında belirli alanlara ait kelimeleri toparlamak isteyen veya okul dışında düzenli tekrar arayan kullanıcılar için de mantıklı bir yardımcı niteliğinde.
Buna karşılık, konuşma partneri, ayrıntılı dilbilgisi açıklamaları veya öğretmen geri bildirimi arayan biri için tek başına yeterli olmayacaktır. Bir dil kursu ya da canlı konuşma uygulaması, hataları düzeltme ve anlık iletişim açısından daha iyi sonuç verebilir. Ben bu uygulamayı onların alternatifi değil, özellikle kelime ve cümle hazırlığı tarafında tamamlayıcısı olarak görüyorum. Duolingo benzeri oyunlaştırılmış ilerleme hissini ya da kapsamlı bir kursun ders anlatımını arayanlar da beklentilerini baştan doğru ayarlamalı.
Teknik açıdan mağazada görünen güncel sürüm 8.7.6. Uygulamanın geliştirme tarafında FunEasyLearn adını görmek, ürünün belirli bir dil öğrenme yaklaşımı üzerine kurulduğunu gösteriyor. 29 Eylül 2013’te yayımlanmış olması da yeni ortaya çıkmış geçici bir araçtan ziyade uzun süredir erişilebilir olan bir uygulama izlenimi veriyor. Android tarafında minimum işletim sistemi gereksinimi 10 olarak belirtiliyor; bu nedenle eski bir cihaz kullananların yüklemeden önce sistem uyumluluğunu kontrol etmesi yerinde olur.
Kimler için doğru seçim, kimler başka yere bakmalı?
Benim tavsiyem, kısa ve tekrarlanabilir çalışma oturumlarını sevenlere yönünde. Her gün aynı saatte birkaç dakika ayırabilen, belirli bir konu üzerinden ilerlemek isteyen ve öğrendiği kelimeleri dışarıda kullanmaya hazır olan biri uygulamadan iyi yararlanabilir. Özellikle kelime dağarcığı yetersiz olduğu için konuşmaya başlayamayan kullanıcılar, önce gerekli temel malzemeyi burada toparlayabilir.
Ancak tek hedefi akıcı konuşmak olan, açıklamalı dilbilgisi dersleri isteyen veya bir öğretmenin kişisel düzeltmesini bekleyen kullanıcıların başka araçlarla destek kurması gerekir. Ayrıca kelime listelerini tamamlamayı başarı ölçüsü sayan kişiler için uygulama yanıltıcı bir rahatlık yaratabilir. Ekranda ilerlemek ile gerçek hayatta cümle kurmak aynı şey değil. Benim için uygulamanın değeri, dışarıda kullanılmadığı sürece sınırlı kalıyor.
Son kararım şu: İngilizce öğrenmeye düzenli ama esnek bir başlangıç yapmak isteyenler için güçlü bir kelime ve cümle çalışma aracı. Geniş içeriği, farklı günlük ihtiyaçlara uyarlanabiliyor; ücretsiz başlanabilmesi de deneme eşiğini düşürüyor. Fakat en iyi sonuç, uygulamayı tek başına mucize çözüm gibi değil, kişisel çalışma planının bir parçası olarak kullandığımda ortaya çıkıyor.
Ben olsam önce tek bir gerçek hedef seçer, birkaç gün aynı konu çevresinde ilerler, kelimeleri kendi cümlelerime taşır ve ardından konuşma ya da yazma pratiğiyle desteklerdim. Bu akış kurulursa uygulama yalnızca telefonda açılan bir kelime listesi olmaktan çıkıp, İngilizceyi günlük hayata taşıyan pratik bir başlangıç noktasına dönüşüyor.
Artıları
- Günlük konuşmalarda kullanılan temel İngilizce kelimeleri öğretir.
- Kelime dağarcığını seviyeye göre düzenli biçimde geliştirmeye yardımcı olur.
- Kısa ders yapısı sayesinde yoğun programlarda kullanımı kolaydır.
- Tekrar odaklı içerik, öğrenilen kelimelerin hatırlanmasını destekler.
- Başlangıç seviyesindeki kullanıcılar için anlaşılır bir öğrenme deneyimi sunar.
Eksileri
- İleri düzey gramer ve akademik İngilizce konuları sınırlı kalabilir.
- Bazı içeriklere erişmek için ücretli abonelik gerekebilir.
- Telaffuz çalışmaları, gerçek konuşma pratiğinin yerini tam olarak tutmaz.
- Kişiselleştirme seçenekleri her kullanıcı için yeterince kapsamlı olmayabilir.
- Çevrimdışı kullanım ve içerik indirme seçenekleri sınırlı olabilir.
İngilizce öğren - 11000 kelime hakkında sıkça sorulan sorular
İngilizce Öğren - 11000 Kelime uygulaması nedir ve kimler için uygundur?
İngilizce Öğren - 11000 Kelime, geniş bir İngilizce kelime hazinesini öğrenmeye ve tekrar etmeye yardımcı olmayı amaçlayan bir mobil uygulamadır. Günlük konuşma, seyahat, eğitim ve iş hayatında kullanılan kelimeleri çalışmak isteyen başlangıç ve orta seviyedeki kullanıcılar için uygundur. Uygulama, düzenli tekrar yapmak isteyenler için pratik bir kaynak sunar; ancak yalnızca kelime ezberlemenin konuşma, dinleme ve dilbilgisi becerilerinin tamamını geliştirmeye yetmeyeceğini bilmek gerekir.
Uygulamada gerçekten 11.000 İngilizce kelime bulunuyor mu?
Uygulamanın temel vaadi, kullanıcıya yaklaşık 11.000 İngilizce kelimelik kapsamlı bir içerik sunmaktır. Ancak kelime sayısı, uygulamanın sürümüne, kategori düzenine ve aynı kelimenin farklı anlam ya da kullanım biçimlerinin nasıl sayıldığına göre değişebilir. İndirmeden önce mağaza açıklamasındaki güncel bilgileri, içerik kapsamını ve kullanıcı yorumlarını kontrol etmek faydalıdır. Ayrıca her kelimenin günlük kullanım sıklığının aynı olmayabileceğini unutmamak gerekir.
İngilizce Öğren - 11000 Kelime ücretsiz mi, uygulama içi satın alma veya reklam var mı?
Uygulamanın ücretsiz indirilebilmesi, tüm özelliklerin tamamen ücretsiz olduğu anlamına gelmeyebilir. Bazı sürümlerde reklamlar, premium içerikler, ek tekrar seçenekleri veya belirli kategorilere erişim için uygulama içi satın alma bulunabilir. İndirme işleminden önce Google Play Store ya da App Store sayfasındaki fiyatlandırma bölümünü incelemeniz önerilir. Özellikle çocukların kullandığı cihazlarda satın alma izinlerini ve reklam deneyimini kontrol etmek, beklenmeyen ücretleri önlemek açısından önemlidir.
Uygulama internet bağlantısı olmadan kullanılabilir mi?
İngilizce Öğren - 11000 Kelime uygulamasının çevrimdışı çalışıp çalışmadığı, kullanılan sürüme ve içeriklerin cihazınıza nasıl kaydedildiğine bağlıdır. Kelime listeleri ve bazı temel çalışma bölümleri indirildikten sonra internetsiz kullanılabilirken reklamlar, ses dosyaları, senkronizasyon veya güncellemeler bağlantı gerektirebilir. Seyahat öncesinde uygulamayı uçak modunda deneyerek kelime kartlarının, örneklerin ve telaffuz özelliklerinin çevrimdışı erişilebilir olup olmadığını kontrol etmeniz en güvenli yöntemdir.
Uygulama İngilizce telaffuzunu ve konuşma becerisini geliştirmek için yeterli mi?
Uygulama kelime anlamlarını öğrenmek, düzenli tekrar yapmak ve temel kelime dağarcığını genişletmek için yararlı olabilir; ancak tek başına akıcı konuşma eğitimi olarak değerlendirilmemelidir. Telaffuz özelliği varsa kelimelerin seslerini dinlemenize yardımcı olur, fakat gerçek konuşma pratiği, farklı aksanları anlama, cümle kurma ve karşılıklı iletişim için ek kaynaklara ihtiyaç duyarsınız. En iyi sonuç için kelimeleri yüksek sesle tekrar etmek, örnek cümleler yazmak ve konuşma çalışması yapmak gerekir.
İngilizce öğren - 11000 kelime Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun
İngilizce öğren - 11000 kelime
Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan support@funeasylearn.com üzerinden iletişime geçin, http://www.funeasylearn.com/ adresini ziyaret edin veya https://www.funeasylearn.com/privacy sayfasını inceleyin.













